PAYLAŞ
Sadece İndirimli Ürünler
Yayınevleri
Yazarlar
Sepetiniz Güncelleniyor...
VİDEO REKLAM
%25
12 Eylül Yargısından Yansımalar
Stok Durumu: 50
Ürün Fiyatı: 20.00
Kampanya Fiyatı: 15.00
12 Eylül Yargısından Yansımalar
Av. Mustafa Özer
Araştırma
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve 1924 Anayasası’nın inşası sonrasında güdülen ‘inkâr ve imha’ politikasına karşı Kürt halkı’nın gösterdiği direnişlerin katliamlarla sonuçlandı. Kürtlerin tarih sahnesinden silinmesi adına Türkiye’yi yöneten zihniyet akıl almaz yol ve yöntemler denemeye başladı. Sürecin olağan ya da olağanüstü olması fark etmiyordu.
‘Aslında Kürt denen bir varlığın olmadığı, kendilerini Kürt sananların aslında öz be öz Türk soyundan gelen Dağ Türkleri olduğu’ düşüncesi hâkimdi. Karda yürürken ayaklarının çıkardığı ‘Kart– Kurt’ seslerinden Kürt kelimesinin türediğine inanmayı seçmişlerdi. Buna kendilerini öylesine inandırmışlardı ki, ‘bilim yuvalarında’ bu konu doktora tezlerine konu edilmiş ve aynı kurumlar tarafından bilimsel çalışma olarak kabul görerek tescil edilmişti. Kürtün değerlerine saldırarak, yasaklayarak ve asimile ederek sonuç almaya çalışıldı ve Kürtün hak talep etmesi asla hoş görülmedi.
1960 ve 70’li yıllarda, kente gelen Kürt köylüsünün onur kırıcı şekillerde başından alınan puşisi alınıyor ve karakola götürülüyordu. Eziyet ve hakarete maruz kalmalarına ve para cezasına çarptırılmalarına neden oluyordu. Aynı yıllarda, özellikle yargı kurumlarında duvarlara ‘Vatandaş Türkçe konuş’ yazılarının asılmasının, bir halkın kendi örf ve geleneklerini terk etmesi ve dilini unutması için yeterli olacağı sanılıyordu.
Bu ve benzeri imha, inkâr ve eritme siyaset ve zihniyetinin sosyolojik açıdan hiçbir geçerlilik taşımadığını, yaşamın kendisi ortaya koymuştur.
Osmanlı yönetimi dâhil yüzyıllardır birlikte yaşayan ve kardeş halk olarak gördüğünü söyleyen en üst kademedeki yöneticilerin aşağıdaki beyanları, yıllar boyunca Kürtler hakkında ne emeller beslendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

“Kürde fırsat verme ya Rab, dehre sultan olmasın.
Ayağını cank sıksın, asla iflah olmasın.
Vur sopayı al ekmeğini, karnı bile doymasın.
Ol çeşmeden gavur içsin, Kürde nasip olmasın.”
Osmanlı Padişahı / Yavuz Sultan Selim

“Eğer ıslah kabul etmez Türk Dağ Halkı (Kürtler kast ediliyor) uslu durmaz ise, kasaba ve köylerini bombalamakta ve yakmakta asla tereddüt edilmeyecektir. O kadar kan dökülecektir ki, kendileri ve ülkeleri bu kanda boğulacaktır.”
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı / Cemal Gürsel

“Bu memleketin efendileri yalnızca Türklerdir. Türkler dışındakilerin tek bir hakkı vardır, o da Türklere hizmet etmektir.”
Adalet Bakanı / Mahmut Esat Bozkurt

1925 Şeyh Sait Başkaldırısı ile Şark Islahat Kanunu, 1937 Seyit Rıza Hareketi ile Zorunlu İskan Kanunu, 1984 PKK hareketini bitirmek adına parlamentodan ekonomik iyileştirme paketleri ile ve Kürt Sorununda netice alabileceklerini, Kürt özgürlük hareketini bitirebileceklerini hep düşünegeldiler. Bu düşünce halen de devam edegelmektedir.
Tarih, Türk devleti ve iktidarlarının Kürt Sorunu’nu siyasi yollarla çözme adına herhangi bir irade ve de projelerinin bulunmadığını bize göstermiştir.
Yaşanan ve halen yaşanmakta olan bu sürecin sona ermesi, aslında tek bir sorunun cevabına bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten zihniyet yok saydığı, imha etmeye çalıştığı Kürt halkının varlığını ve eşit statüde olmasını ne zaman kabul edecek? Bu sosyolojik gerçeği gördüğü ve kabul ettiği anda, hem Kürtler hem Türkler hem de makro siyaset açısından Ortadoğu coğrafyasının huzur bulacağını söylemek hayal olmasa gerek.
 
 
Av. Mustafa ÖZER kimdir?
Av. Mustafa ÖZER, 9 Nisan 1948 tarihinde Urfa/Siverek’te dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladı. 1978 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Ocak 1981’den itibaren Diyarbakır’da serbest avukatlık yapmaktadır. Yoğun olarak Ceza Hukuku ve İnsan Hakları alanında çalışmakta, ayrıca 1998 yılından itibaren stajyer avukatlara Meslek İçi Eğitim alanında seminerler vermektedir. 1981 ile 1988 yılları arasında dört dönem Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu’nun çeşitli kademelerinde görev almış, 1998-2002 yılları arasında ise, iki dönem Baro Başkanlığı yapmıştır. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nde yöneticilik (1988-1990), Halkın Emek Partisi İl Başkanlığı, Demokratik Toplum Partisi merkez kurucusu ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Eserleri;
* 12 Eylül Yargısından Yansımalar (Araştırma), J&J Yayınları, 2017 – Amed
 
 
Copyright © 2016-2017 Ajans J&J. Tüm Hakları Saklıdır. Pelin v1.3 & Cihansoft